loading
kübital tünel sendromu ulnar sinir sıkışması dirsekte sinir sıkışması

Kübital Tünel Sendromu Nedir ve Ulnar Sinir Nasıl Sıkışır?

Elimizin ve kolumuzun hareket ile duyu fonksiyonlarını sağlayan üç ana sinirden biri Nervus Ulnaris (Ulnar Sinir)‘dir. Ulnar sinir, boyun bölgesinden çıkıp tüm kol boyunca ilerleyerek eldeki ince motor hareketleri yaptıran küçük kasların büyük çoğunluğunu uyarır. Bu sinir, dirsek bölgesine geldiğinde, dirseğin iç tarafındaki kemik çıkıntının (medial epikondil) hemen arkasındaki dar bir oluktan ve üzerini örten bağ dokusundan geçer. İşte bu anatomik hatta Kübital Tünel adı verilir.

Sıkışma Mekanizması

Halk arasında dirseğimizi bir yere çarptığımızda tüm kola yayılan o ani ve şiddetli elektrik çarpma hissi, tam olarak bu tüneldeki ulnar sinirin uyarılmasından kaynaklanır. Çünkü ulnar sinir, dirsek bölgesinde cilde son derece yakın ve korumasız bir konumdadır.

Dirseğimizi her büktüğümüzde (fleksiyon pozisyonu), kübital tünelin hacmi daralır, tünelin çatısını oluşturan bağ dokusu gerilir ve ulnar sinir kemik zemin ile bu bağ arasında mekanik olarak sıkışır. Ayrıca dirsek büküldüğünde ulnar sinir üzerindeki basınç, dirsek düz pozisyondayken ölçülene göre yaklaşık 20 kat artış gösterir. Bu bükülme ve sıkışma hareketi kronik bir hal aldığında, sinirin beslenmesini sağlayan kılcal damarlarda kan akımı durur, sinirde ödem (şişlik) oluşur ve zamanla sinir içi iletim bozuklukları başlar.

Kübital Tünel Sendromu Neden Olur? Risk Faktörleri

Kübital tünel sendromunun ortaya çıkmasında hem anatomik yatkınlıklar hem de günlük yaşamdaki yanlış alışkanlıklar rol oynar. En sık karşılaştığımız nedenleri ve risk altındaki grupları şöyle özetleyebiliriz:

  • Uzun Süre Dirsekleri Bükülü Tutmak: Uyurken kollarını göğsüne doğru çekip dirseklerini tam bükerek uyuyanlar, telefonla saatlerce konuşanlar veya dirseklerini masaya dayayarak çalışan ofis personelleri en büyük risk grubudur.
  • Tekrarlayan Dirsek Hareketleri: İş veya spor gereği dirseğini sürekli büküp açmak zorunda kalanlar (örneğin montaj hattı işçileri, marangozlar, tenisçiler veya ağırlık sporcuları).
  • Geçmiş Travmalar ve Kırıklar: Çocukluk veya yetişkinlik döneminde yaşanan dirsek kırıkları, çıkıkları veya dirsek eklemi kireçlenmeleri (osteoartrit), tünelin anatomik yapısını bozarak yıllar sonra bile sinir sıkışmasına (Tardif Ulnar Palsi) yol açabilir.
  • Sistemik ve Metabolik Hastalıklar: Diyabet (şeker hastalığı), ulnar siniri basıya karşı daha hassas hale getirir. Romatoid artrit gibi eklem hastalıkları ve tiroid fonksiyon bozuklukları da tünel içi hacmi daraltarak basıyı artırır.

Belirtileri Nelerdir? (Karpal Tünel ile Farkları)

Erken Dönem Şikayetleri
  • Serçe ve Yüzük Parmağında Uyuşma: Sıkışan ulnar sinir, elin iç tarafındaki serçe parmağı ve yüzük parmağının yarısının duyusunu taşır. Dolayısıyla uyuşma, karıncalanma ve yanma hissi sadece bu iki parmakta hissedilir. (Karpal tünelde ise ilk üç parmak uyuşur).
  • Dirsek ve Ön Kol Ağrısı: Dirseğin iç kısmından başlayıp ön kola ve bazen koltuk altına doğru yayılan künt, sızlayıcı bir ağrı mevcuttur.
  • Gece Uyuşmaları: Uyku sırasında kolların bükülmesiyle birlikte serçe parmağında uyuşma ve sızı ile uyanma çok tipiktir.
İleri Dönem Şikayetleri
  • El Kaslarında Erime ve Zayıflık: Ulnar sinir, parmakları birbirine yaklaştırıp uzaklaştıran (interözöz kaslar) ve elin kavrama gücünü sağlayan kasları yönetir. İleri evrede, el sırtındaki kemiklerin arasındaki kaslarda gözle görülür erimeler ve çöküntüler oluşur.
  • Pençe El (Claw Hand) Deformitesi: Sinir hasarının en üst seviyeye ulaştığı durumlarda, serçe ve yüzük parmakları avuç içine doğru bükülür ve hasta bu parmaklarını tamamen düzleştiremez. Bu durum kalıcı kas felcinin habercisidir.
  • İnce Motor Beceri Kaybı: Anahtar çevirme, yazı yazma, çorba içerken kaşığı düzgün tutamama, gömlek düğmeleme gibi el koordinasyonu gerektiren işlerde belirgin bir beceriksizlik ve sakarlık başlar.

Tanı Yöntemleri ve Klinik Muayene

Doğru tedavi, milimetrik ve hassas bir tanı süreciyle başlar. Kübital tünel sendromu şüphesinde şu adımları izliyoruz:

Provokatif Muayene Testleri
  • Dirsek Flexion Testi: Hasta dirseklerini tam bükülü pozisyona getirir ve bileklerini geriye doğru uzatır. Bu pozisyonda 1-3 dakika bekletildiğinde serçe parmağında uyuşmanın tetiklenmesi testi pozitif kılar.
  • Kübital Tinel Testi: Dirseğin iç tarafındaki olukta yer alan ulnar sinirin üzerine parmak ucuyla hafif vuruşlar yapılır. Parmaklara doğru elektrik çarpması hissi yayılıyorsa sinir hassasiyeti (sıkışması) var demektir.
  • Froment Belirtisi: Hastadan bir kağıt parçasını başparmağı ile işaret parmağı arasında düz tutması istenir. Kağıdı çektiğimizde, ulnar sinirin çalıştırdığı kas zayıf olduğu için hasta kağıdı kaçırmamak adına başparmağının uç eklemini bükmek (fleksiyona getirmek) zorunda kalır. Bu durum ulnar sinir felcinin önemli bir muayene kanıtıdır.
Elektrodiagnostik Test: EMG

Kesin teşhis, hastalığın derecesi ve cerrahi endikasyon için EMG (Elektromiyografi) şarttır. EMG’de dirseğin altı ve üstü arasındaki ulnar sinir ileti hızı ölçülür. Dirsek bölgesinde iletim hızında meydana gelen belirgin düşüş, sıkışmanın yerini ve derecesini (hafif, orta, ileri) bize matematiksel olarak gösterir.

Ayırıcı Tanı İçin Görüntüleme

Ulnar sinirin dirsek arkasındaki oluktan dışarıya doğru kayıp kaymadığını (sublüksasyon) anlamak için Dinamik Dirsek Ultrasonografisi son derece faydalıdır. Ayrıca tünel içinde yer kaplayan kemik çıkıntıları veya kistleri dışlamak için Dirsek MR’ı ve boyun fıtıklarını (C8-T1 sinir kökü basılarını) ayırt etmek için Boyun MR’ı tetkiklerinden yararlanırız.

Ameliyatsız (Konservatif) Tedavi Yöntemleri

EMG sonucu hafif ve kas erimesi başlamamış erken evre orta dereceli kübital tünel hastalarımızda cerrahi dışı yöntemlerle başarılı sonuçlar alabiliyoruz:

  • Dirsek Koruyucu Ateller (Splint): Tedavinin en kritik ayağıdır. Hastanın dirseğini özellikle gece uykusunda bükmesini engellemek için, dirseği yaklaşık 30-45 derece hafif açık pozisyonda sabitleyen gece atelleri kullanılır. Bu sayede tünel içi basınç düşürülerek sinirin kanlanması yeniden sağlanır.
  • Ergonomik Düzenlemeler: Gün içinde telefonla konuşurken kulaklık kullanılması, masada çalışırken dirseklerin sert zeminlere dayanmaması için yumuşak dirseklik pedlerinin kullanılması önerilir.
  • İlaç Tedavisi: Sinir çevresindeki ödemi azaltmak amacıyla kısa süreli non-steroid antiinflamatuar ilaçlar ve sinir kılıfı rejenerasyonunu destekleyen B vitamini kompleksleri reçete edilir.
  • Fizik Tedavi ve Sinir Kaydırma Egzersizleri: Özel fizoterapi protokolleri ve ulnar sinirin tünel içinde rahat hareket etmesini sağlayan mobilizasyon egzersizleri ile dokulardaki gerginlik azaltılabilir.
  • Steroid (kortizon) Enjeksiyonu: Doğru bir planlama ile sinir etrafındaki tünel ve bağ dokusunu küçültmek ve ödemi hafifletmek için yaptığımız steroid enjeksiyonu ile uzun süre cerrahiden uzak kalan veya cerrahiden tamamıyla vazgeçen hastalarımız olmuştur.

Kübital Tünel Ameliyatı (Cerrahi Gevşetme Teknikleri)

Ameliyatsız tedavilere yanıt vermeyen, ilerleyici uyuşukluğu ve ağrısı olan veya EMG’de ileri derece sıkışma ile birlikte kas erimesi/güç kaybı saptanan hastalarda cerrahi müdahale geciktirilmemelidir.

Bir Beyin, Sinir ve Omurga Cerrahisi Uzmanı olarak, mikroskop altında (mikrocerrahi teknikle) gerçekleştirdiğim kübital tünel ameliyatlarında hastanın anatomik yapısına ve sinirin durumuna göre şu teknikleri uygularım:

A) İn Situ Kübital Tünel Dekompresyonu (Basit Gevşetme)

Sinirin kendi yatağından çıkarılmadan, sadece üzerindeki baskının kaldırılması işlemidir.

  • Nasıl Yapılır? Dirsek iç kısmına yapılan yaklaşık 3-4 cm’lik bir kesi ile tünelin çatısını oluşturan kalınlaşmış bağ dokusu (Osborne ligamanı ve arkuat ligaman) mikroskop altında tamamen kesilir. Sinir, dirseğin üstünden ön kola kadar uzanan hat boyunca serbestleştirilir.
  • Avantajı: Sinirin doğal anatomik yatağı bozulmaz ve siniri besleyen kılcal damarlar (vasa nervorum) korunmuş olur. İyileşme süreci çok hızlıdır. Dirseği büktüğünde siniri yatağından dışarı kaymayan (stabil olan) hastalarda ilk tercihimdir.
B) Ulnar Sinir Ön Transpozisyonu (Sinirin Öne Taşınması)

Sinirin yerinin değiştirildiği daha kapsamlı bir ameliyattır.

  • Nasıl Yapılır? Sinir üzerindeki bası kaldırıldıktan sonra, dirsek büküldüğünde sinirin gerilmesini önlemek amacıyla, sinir dirsek arkasındaki kemik oluktan alınarak dirseğin ön tarafına (iç kısma) taşınır. Bu yeni yatakta sinir; cilt altına, kas içine veya kas altına (submüsküler) yerleştirilebilir.
  • Avantajı: Özellikle daha önce kırık geçirmiş, dirsek anatomisi bozulmuş veya dirsek büküldüğünde siniri kemiğin üzerinden öne doğru fırlayan (sublüksasyon gösteren) hastalarda nüksü önleyen en güvenli yöntemdir.
kübital tünel sendromu mikrocerrahi ameliyat tedavi

Ameliyat Sonrası İyileşme ve Takip Süreci

Kübital tünel ameliyatları genellikle genel anestezi veya bölgesel (aksiller blok) anestezi altında yapılır ve hastalarımız çoğunlukla aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilir.

  • İlk 2 Hafta (Doku İyileşmesi): Basit gevşetme yapılan hastaların dirseği hemen hareket ettirilebilirken, öne taşıma (transpozisyon) yapılan hastalarda dokuların yeni yatağına uyum sağlaması için dirsek yaklaşık 10-14 gün gevşek bir sargı veya yarım alçıda tutulabilir. 12-14. günlerde dikişler alınır.
  • Erken Dönem Rahatlama: Ameliyatın ardından, sinir üzerindeki mekanik basının kalkmasıyla dirsek ve koldaki o şiddetli, sızlayıcı ağrı süratle geriler.
  • Sinir İyileşme Hızı: Parmaklardaki uyuşukluğun geçmesi ve el kaslarının eski gücüne kavuşması, Karpal Tünelde olduğu gibi sinir hasarının süresine bağlı olarak 3 ila 9 ay arasında bir zaman alır. Kas erimesi çok ileri aşamada olan hastalarda ameliyat sonrası dönemde fizik tedavi desteği almak iyileşme hızını belirgin ölçüde artırır.

Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S.)

Dirsek ameliyatından sonra kolumda hareket kısıtlılığı kalır mı?

Hayır. Deneyimli ellerde, mikrocerrahi yöntemlerle yapılan kübital tünel ameliyatları dirsek ekleminin içine müdahale içermez. Sadece eklemin arkasındaki yumuşak doku ve bağlar gevşetilir. Dolayısıyla ameliyata bağlı olarak dirseğinizde kalıcı bir hareket kısıtlılığı kalması beklenmez.

Dirsekte sinir sıkışması tedavi edilmezse ne olur?

Ulnar sinir, elin adeta “işçilik ve zanaat” siniridir. Tedavide geç kalınırsa serçe ve yüzük parmağındaki uyuşukluk kalıcı hale gelir. El sırtındaki ve parmak aralarındaki kaslar tamamen erir; el zayıflar, adeta bir kuş pençesi formunu alır (Pençe el). Bu aşamadan sonra el açılıp kapatılamaz, kavrama yeteneği tamamen kaybolur ve geri dönüşümsüz sakatlıklar oluşur.

Sadece sol kolumda uyuşma var, bu kalp krizi belirtisi olabilir mi?

Sol koldaki ani başlayan, göğse ve çeneye yayan, baskı tarzındaki ağrılar acil olarak kalp yönünden incelenmelidir. Ancak kübital tünel sendromundaki uyuşma kroniktir, sinsi ilerler ve sadece serçe ile yüzük parmağına lokalizedir. Kalp ağrısında parmak lokalizasyonu bu şekilde net ayrılmaz. Yine de şüpheli durumlarda kardiyolojik değerlendirme yapılması hayati önem taşır.

Ameliyattan sonra şikâyetlerim tamamen geçer mi?

Eğer ameliyat kas erimeleri ve kalıcı sinir harabiyeti başlamadan, yani “zamanında” yapıldıysa başarı oranı %90’ın üzerindedir ve şikâyetler tamamen geçer. Ancak sinirin taş gibi sertleştiği, kasların eridiği çok ileri evrelerde yapılan ameliyatların amacı mevcut durumu korumak ve ağrıyı dindirmektir; bu durumlarda uyuşukluğun tamamen sıfırlanması sinirin iyileşme kapasitesine bağlıdır.

Sonuç ve Klinik Mesajım

Kübital Tünel Sendromu (ulnar sinir sıkışması) özellikle ellerini aktif kullanan profesyonellerde ve masa başı çalışanlarda yaşam konforunu baltalayan, ihmal edildiğinde ise el fonksiyonlarında kalıcı kayıplara yol açabilen ciddi bir tablodur. Serçe parmağınızdaki uyuşmayı “kolumu üşüttüm” veya “ters uyudum” diyerek geçiştirmemek, gelecekte elinizi özgürce kullanabilmeniz adına en kritik adımdır. Erken teşhis, doğru planlama ve mikrocerrahi çözümlerle dirsekte sinir sıkışmasından tamamen kurtulmanız mümkündür. Sağlığınızı ertelemeyin.