Omurga Kırığı (Spinal Fraktür) Cerrahisi: Ankara Kapalı Vidalama, Çimentolama (Kifoplasti) ve Modern Tedavi Rehberi

Düşme, trafik kazası gibi yüksek enerjili bir travma sonrasında ya da ileri yaşlarda kemik erimesine (osteoporoz) bağlı olarak sadece hafif bir ters hareketle (hatta bazen güçlü bir öksürükle) aniden başlayan, nefes almayı dahi zorlaştıran, hastayı yatağa çivileyen şiddetli sırt ve bel ağrıları… Tüm bu korkutucu tablo, omurga kırıklarının en tipik ve sarsıcı belirtisidir. Hastalarımız polikliniğe veya acil servise başvurduklarında, genellikle hareket etmeye dahi korkar durumdadırlar; çünkü omurga, vücudun ana taşıyıcı direğidir ve bu direğin hasar görmesi haklı olarak büyük bir paniğe yol açar.
Ankara’daki merkezimizde, bu panik ve şiddetli ağrı tablosunu çok hızlı ve bilimsel bir şekilde yönetiyoruz. Çekilen yüksek çözünürlüklü Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans (MR) tetkikleriyle kırığın anatomik tipini, stabilitesini ve en önemlisi omuriliğe (ana sinir kablosuna) herhangi bir mekanik baskı olup olmadığını milimetre milimetre saptıyoruz.
Kliniğimizde ana felsefemiz, dokulara en az zararı vererek hastayı en kısa sürede ağrısız bir şekilde ayağa kaldırmaktır. Kırığın durumuna göre hastalarımıza sırtlarında veya bellerinde büyük cerrahi kesiler yapmadan, sadece özel iğnelerle omurga içine girip o kırık kemiğin içini medikal kemik çimentosu ile doldurarak (kifoplasti veya vertebroplasti) anında, adeta sihirli bir ağrı kontrolü sağlıyoruz. Daha ciddi travmalarda ise minimal invaziv (perkütan – ciltten geçerek yapılan) kapalı vidalama sistemleriyle omurganızı güvenle sabitliyor ve sizi yeniden ayağa kaldırıyoruz. Fakat özellikle osteoporotik (kemik erimesi) olan hastalarda, daha önceden başarısız cerrahi öyküsü bulunanlarda, radyoterapi (ışın tedavisi) almış kırılgan kemikli hastalarda ya da omurgayı paramparça eden çok şiddetli trafik kazalarındaki kompleks kırıklarda; omurgayı özel titanyum implantlar yardımıyla ve bazen de vidaların kemikten sıyrılmasını engellemek için PMMA (kemik çimentosu) desteği ile sabitleyerek o çökmüş yapıyı tekrar eski sağlam mekanik haline kavuşturuyoruz.
Omurga Kırığı Nedir? Omurganın Biyomekaniği Neden Çöker?
Omurga kırıklarını anlayabilmek için omurgamızın nasıl bir mühendislik harikası olduğunu kavramamız gerekir. İnsan omurgası, boyundan kuyruk sokumuna kadar üst üste dizilmiş, aralarında disk adı verilen amortisörler bulunan “vertebra” (omur) adı verilen kemiklerden oluşur. Bu kemiklerin ön kısmı, vücut ağırlığının %80’ini taşıyan silindir şeklinde kalın bir bloktur (korpus). Arka kısmı ise omuriliği (spinal kord) bir zırh gibi koruyan kemik bir tüneldir.
Omurga cerrahisinde biz omurgayı biyomekanik olarak üç ana kolona (Denis’in Üç Kolon Teorisi) ayırırız:
- Ön Kolon (Anterior): Omur gövdesinin (silindirin) ön yarısı.
- Orta Kolon (Middle): Omur gövdesinin arka yarısı ve omurilik kanalının ön duvarı. (Burası kırılırsa risk çok büyüktür, çünkü kemik parçaları omuriliğe doğru geri tepebilir).
- Arka Kolon (Posterior): Omuriliği arkadan saran kemik yapılar, faset eklemleri ve bağlar.
Eğer kırık sadece ön kolondaysa omurga genellikle stabil (dengeli) kalır ve felç riski düşüktür. Ancak orta ve arka kolonlar işin içine girmişse, omurganın taşıyıcı mimarisi tamamen çökmüştür ve bu duruma “İnstabil (Dengesiz) Kırık” deriz. İnstabil kırıklar, ufak bir harekette dahi omuriliği kesme riski taşıdıkları için acil ve hassas müdahale gerektirir.
Omurga Neden Kırılır? Başlıca Kırık Sebepleri Nelerdir?
Omurga kemikleri yapısal olarak son derece dayanıklıdır. Ancak üç temel mekanizma bu sağlam yapıyı alt edebilir:
A. Yüksek Enerjili Travmalar (Travmatik Kırıklar)
Genellikle genç ve orta yaşlı bireylerde görülür. Kemik yapısı tamamen sağlıklıdır ancak dışarıdan gelen kuvvet, kemiğin dayanma kapasitesinin çok üzerindedir.
- Trafik Kazaları: Özellikle emniyet kemeri takılıyken aracın aniden durmasıyla vücudun üst kısmının öne doğru şiddetle fırlaması (fleksiyon-distraksiyon yaralanmaları / Seatbelt fracture).
- Yüksekten Düşmeler: İnşaat kazaları, ağaçtan düşmeler veya intihar girişimleri. Kişi ayaklarının veya kalçasının üzerine düştüğünde, omurgaya alttan yukarıya doğru muazzam bir şok dalgası (aksiyel yüklenme) vurur ve omurlar adeta bir pres makinesinde ezilmiş gibi patlar (Burst Fraktür – Patlama Kırığı).
- Sığ Suya Atlama: Boyun omurgası kırıklarının (servikal fraktürler) ve kalıcı felçlerin yaz aylarındaki en büyük nedenidir.
B. Kemik Erimesi (Osteoporotik Çökme Kırıkları)
65 yaş üstü hastalarımızda ve özellikle menopoz sonrası kadınlarda gördüğümüz, omurga cerrahisinin en sık karşılaştığı kırık türüdür. Osteoporoz (kemik erimesi), kemiğin içindeki o sıkı süngerimsi (trabeküler) mimariyi yıllar içinde adeta boş bir peteğe çevirir. Kemiğin dış kabuğu durur ama içi tamamen boşalır. Bu hastalarda yüksek bir travmaya gerek yoktur. Hasta sadece sandalyeye biraz sert oturur, market poşetini yerden kaldırır, yatakta aniden döner veya çok şiddetli öksürür… O an omurga kemiği kendi ağırlığını dahi taşıyamaz ve bir karton kutu gibi kendi içine çöker (Kompresyon (çökme) Kırığı).
C. Patolojik Kırıklar (Tümör veya Radyoterapi Kaynaklı)
Omurgaya akciğer, meme, prostat veya böbrek gibi organlardan sıçrayan kanser hücreleri (metastaz) kemiği içeriden yiyerek eritir. Bazen de geçmişte o bölgeye alınan yüksek doz ışın tedavisi (radyoterapi) kemiğin kanlanmasını bozarak hücrelerini öldürür (radyonekroz). İçi tümörle dolu veya radyoterapi nedeniyle ölmüş bir kemik, en ufak bir yükte un ufak olarak kırılır.
Vücudun İmdat Çağrısı: Omurga Kırığı Belirtileri Nelerdir?
Kırığın belirtileri, kırığın şiddetine ve omuriliğe zarar verip vermediğine göre iki ana gruba ayrılır.
A. Mekanik ve Kemiksel Belirtiler (Omurilik hasarı yoksa):
- Nefes Kesen Akut Ağrı: Olay anında sırtta (torakal bölge) veya belde (lomber bölge) aniden ortaya çıkan, bıçak saplanması tarzında şiddetli ağrıdır.
- Hareketle Artan, Yattığında Azalan Ağrı: Hasta yatakta sağa sola dönerken, ayağa kalkmaya çalışırken ağrıdan bağırabilir. Ancak sırtüstü hareketsiz yattığında ağrı bir miktar hafifler.
- Nefes Alma Güçlüğü: Sırt omurlarındaki kırıklarda, kaburgalar omurgaya bağlı olduğu için, hasta her derin nefes alışında kırık bölgesi hareket eder ve şiddetli batma hissi nedeniyle hasta yüzeysel (kısa kısa) nefes almaya başlar.
- Boy Kısalması ve Kamburluk (Kifoz): Osteoporotik hastalarda, omurlar ön taraftan çöktükçe omurga öne doğru eğilmeye başlar. Aylar, yıllar içinde hastanın boyu santimetrelerce kısalır ve sırtta kalıcı bir kamburluk (kifotik deformite) gelişir.
B. Nörolojik Belirtiler (Omurilik veya Sinir Kökü basısı varsa – Acil Kırmızı Bayrak):
- Eğer kırılan kemiğin parçaları geriye doğru, omurilik kanalının içine fırlamışsa, omuriliği veya oradan çıkan sinirleri bir jilet gibi kesebilir veya ezebilir.
- Bacaklarda veya kollarda uyuşma, karıncalanma ve yanma hissi.
- Bacakları hareket ettirememe, ayağı yukarı çekememe (güç kaybı, kısmi felç).
- Bağırsak ve mesane kontrolünün aniden kaybolması (idrar ve büyük abdest kaçırma veya yapamama). Bu durum saniyelerle yarışılan, acil bir cerrahi tablosudur.
Hayat Kurtaran Adım: Doğru Radyolojik Teşhis ve Değerlendirme
“Düştüm, belim çok ağrıyor” diyerek gelen bir hastaya asla sadece ağrı kesici yapıp eve göndermeyiz. Omurga kırığı şüphesi olan her hastada, hasarın haritasını tam olarak çıkarmak için aşağıdaki algoritmamızı uygularız:
- Nörolojik Muayene: Hastanın bacaklarındaki güç, dokunma hissi ve refleksler titizlikle kontrol edilir. Omurilikte bir hasar olup olmadığı klinik olarak tespit edilir.
- Direkt Röntgen (X-Ray): Acil servisteki ilk basamaktır. Omurganın genel dizilimini, kamburluğun derecesini ve omur gövdesindeki yüksekliğin ne kadar çöktüğünü görmemizi sağlar. Ancak kırığın detaylarını göstermekte yetersizdir.
- Bilgisayarlı Tomografi (BT – Altın Standart): Kemik mimarisini en kusursuz gösteren cihazdır. Kırığın tipi nedir? Omurga sadece çökmüş mü, yoksa patlayıp (burst) parçalara mı ayrılmış? Kırık parçaları omurilik kanalına ne kadar milimetre girmiş? Omurganın üç kolonu da hasar görmüş mü? Tüm bu hayati mekanik soruların cevabını 3 boyutlu BT rekonstrüksiyonları ile alırız.
- Manyetik Rezonans (MR): BT kemiği gösterirken, MR yumuşak dokuları gösterir. Hastanın omuriliğinde bir kanama veya ödem var mı? Omurgayı birbirine bağlayan sağlam arka bağlar yırtılmış mı? En önemlisi: “Bu kırık yeni mi, yoksa yıllar önce olmuş eski bir çökme mi?” sorusunun cevabını, kemiğin içindeki taze kanamayı (ödemi) ancak MR ile görerek verebiliriz.
Ameliyatsız Tedavi: Hangi Kırıklar Korse ile İyileşir?
Her omurga kırığı ameliyatlık değildir. Polikliniğimde hastalarıma durumu açıklarken en çok üzerinde durduğum konulardan biri budur.
Eğer kırık sadece ön kolondaysa, çökme miktarı %20-30’u geçmiyorsa, omurganın arkasındaki bağlar sağlamsa ve hastanın sinirlerinde hiçbir baskı (uyuşma, felç) yoksa bu kırığa “Stabil Kırık” deriz.
Stabil kırıklarda birinci tercih her zaman ameliyatsız yaklaşımdır (Konservatif Tedavi):
- TLSO veya Jewett Tipi Korseler: Hastaya omurgayı dışarıdan bir dış iskelet gibi saracak, öne eğilmesini tamamen engelleyecek özel, çelik veya sert plastik destekli tıbbi korseler verilir. Hasta ayağa kalkacağı zaman bu korseyi mutlaka takar.
- Yatak İstirahati: İlk 1-2 hafta kemiğin kaynama sürecinin (kallus oluşumu) başlaması için dikkatli bir istirahat süreci.
- Medikal Tedavi: Şiddetli ağrıyı kontrol altına alacak ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler. Eğer kırık kemik erimesine bağlıysa, hastaya derhal kalsiyum, D vitamini ve osteoporoz ilaçları (bisfosfonatlar vb.) başlanmalıdır.
Kırık kaynaması ortalama 8 ila 12 hafta sürer. Ancak bu süreçte hasta çok sıkı takip edilmeli, aralıklı filmler çekilerek kırıkta ilerleyici bir çökme olup olmadığı (kifozun artıp artmadığı) kontrol edilmelidir.
Minimal İnvaziv Mucize: Kapalı Kırık Tedavisi (Kifoplasti / Vertebroplasti)
Peki ya kırık stabil olmasına rağmen ağrı dayanılmaz boyuttaysa? İleri yaşlı hasta, “Ben korse taksam da ağrıdan yatakta dönemiyorum, nefes alamıyorum” diyorsa? Yaşlı bir hastayı ağrı yüzünden haftalarca yatağa bağlamak, zatürre (pnömoni), bacak damarlarında pıhtılaşma (DVT) ve yatak yaraları gibi ölümcül riskleri beraberinde getirir.
İşte bu noktada devreye, modern omurga cerrahisinin en yüz güldürücü, en zarif ve ağrıyı saniyeler içinde kesen yöntemi girer: Kifoplasti ve Vertebroplasti.
Bu işlem genellikle osteoporotik (kemik erimesi) çökme kırıklarında veya tümöre bağlı patolojik kırıklarda uyguladığımız, hiçbir cerrahi kesi yapmadan, dikiş atmadan sadece özel kalın iğnelerle uyguladığımız bir yöntemdir.
Adım Adım Kemik Çimentolama (Kifoplasti) Süreci:
- Hazırlık ve Anestezi: İşlem hastanın genel durumu çok riskliyse sadece lokal anestezi ve hafif sedasyonla (uyku hali), ya da kısa süreli genel anestezi altında ameliyathanede yapılır. Hasta yüzüstü yatar.
- C-Kollu Skopi (Canlı Röntgen): Ameliyathanedeki canlı röntgen cihazları (floroskopi) sayesinde omurganın içi milimetrik olarak ekranda görünür.
- İğne İle Giriş: Sırt veya bel bölgesinden, ciltte hiçbir kesi yapmadan, sadece kalem ucu kalınlığında özel kanüllü iğnelerle (trokarlar) doğrudan kırılan omurga kemiğinin içine girilir.
- Balonla Yükseltme (Kifoplasti Farkı): Kemik içine girildiğinde iğnenin ucundan küçük bir balon gönderilir. Bu medikal balon kemiğin içinde şişirilir. Şişen balon, o preslenmiş, çökmüş kemiği içeriden dışarıya doğru iterek omurganın eski yüksekliğine (boyuna) kavuşmasını sağlar. Aynı zamanda balon içeride çimentonun güvenle dolacağı boş bir mağara (kavite) yaratır.
- PMMA (Kemik Çimentosu) Enjeksiyonu: Balon söndürülüp çıkarılır. Yaratılan boşluğun içine “Polimetilmetakrilat (PMMA)” adı verilen biyouyumlu, özel medikal kemik çimentosu diş macunu kıvamında enjekte edilir.
- Sertleşme (Donma): Bu çimento kimyasal bir reaksiyona girerek yaklaşık 15 dakika içinde beton gibi sertleşir ve ısı yayar (bu ısı aynı zamanda içeride tümör varsa tümör hücrelerini de yakar).
- Anında Ağrı Kesilmesi: Kırık parçalar içeriden donmuş çimento ile birbirine yapıştığı ve sabitlendiği için, kemik uçlarının birbirine sürtünmesi biter.
Sonuç: Hasta uyandığında o nefesini kesen korkunç ağrının %90 oranında tamamen kaybolduğunu fark eder. İşlemden 2-3 saat sonra hastamızı ayağa kaldırır, yürütür ve genellikle aynı gün taburcu ederiz. Dikiş yoktur, kanama yoktur, yatak bağımlılığı bitmiştir.
Seçili Olgulara Minimal Çözüm: Perkütan (Kapalı) Vidalama Sistemleri
Eğer hasta bir trafik kazası geçirmişse, kemik parçalanmışsa (burst kırığı) veya kırık arkadaki bağları da koparıp omurgayı instabil (dengesiz) hale getirmişse, sadece içine çimento sıkmak yeterli ve güvenli değildir. Omurga her an kayabilir ve omuriliği kesebilir. Bu durumda omurgayı içeriden mekanik olarak dondurmamız (Füzyon / Enstrümantasyon) şarttır.
Geçmişte bu ameliyatlar için hastanın sırtı boydan boya kesilir, tüm kaslar kemikten sıyrılır ve büyük kanamalı, iyileşmesi aylar süren açık ameliyatlar yapılırdı. Bugün, Ankara’daki kliniğimizde bu işlemleri Minimal İnvaziv Perkütan (Kapalı) Vidalama yöntemleriyle yapıyoruz.
Kapalı Vidalama (Perkütan Enstrümantasyon) Nasıl Yapılır?
- Sırt kaslarını boydan boya kesmek yerine, sadece vidaların gireceği noktalara cilt üzerinden 1-2 santimetrelik mini delikler açılır.
- C-kollu röntgen rehberliğinde, özel kılavuz teller (K-Wire) kasların arasından geçirilerek kemiğin pedikül adı verilen tünellerine yerleştirilir.
- Bu tellerin üzerinden kaydırılarak gönderilen kanüllü titanyum vidalar kemiğe saplanır.
- Son olarak vidaları birbirine bağlayacak olan dikey titanyum çubuklar (rodlar) yine cilt altından, kaslar hiç kesilmeden ilerletilerek vidalara kilitlenir.
Avantajları Nelerdir? Kaslar kesilmediği ve sıyrılmadığı için; kanama miktarı yok denecek kadar azdır. Ameliyat sonrası doku ağrısı minimum düzeydedir. Hastanın yoğun bakım ihtiyacı ve hastanede kalış süresi (genellikle 2 gün) açık cerrahiye göre çok daha kısadır. Enfeksiyon riski mikro kesiler sayesinde dramatik şekilde azalır ve hastalar günlük hayatlarına çok daha hızlı dönerler.
Kompleks Kırıklar ve İleri Düzey Rekonstrüksiyon: Çok Yönlü Bir Mühendislik
Gerek akademik tecrübemiz gerekse merkezimizin üst düzey donanımı sayesinde kliniğimize sıklıkla yönlendirilen bir diğer hasta grubu ise “Kompleks Kırık” vakalarıdır. Bir omurga cerrahı için kompleks kırık; tedavi algoritmasının standartların dışına çıktığı, hastanın kişisel doku dezavantajlarının cerrahiyi zorlaştırdığı çok bileşenli senaryolardır.
Kimler Kompleks Kırık Kategorisindedir?
- Ağır Osteoporozu Olan Yaşlılar: Kemik kalitesi o kadar kötüdür ki, taktığınız standart titanyum vidalar, tıpkı çürük bir duvara atılan çivi gibi kemiği tutmaz ve yük bindiğinde sıyrılıp yerinden çıkar (pull-out sendromu).
- Önceden Cerrahi Geçirmiş Omurgalar: Zaten vidalı olan veya füzyon (kaynatma) yapılmış bir omurganın farklı bir seviyeden tekrar kırılması durumudur. Mimari zaten değiştirilmiştir ve yeni kırık bu bozuk mimari üzerinden tamir edilmek zorundadır.
- Radyoterapi (Işın Tedavisi) Öyküsü Olanlar: Kanser tedavisi nedeniyle omurgasına ışın almış hastalarda o bölgedeki kemik ve kas dokusu kanlanmasını yitirir (fibrozis). Bu dokuların iyileşme kapasitesi sıfıra yakındır. Yara yeri açılmaları ve enfeksiyon riski çok yüksektir.
- Omuriliği Parçalanmış Şiddetli Travmalar: Kemik parçalarının omurilik kanalını tamamen doldurduğu, faset eklemlerin kilitlendiği, omurganın belden kırılıp ikiye ayrıldığı (kırıklı-çıkık) çok yüksek enerjili kazalar.
Biz Kompleks Kırıkları Nasıl Çözüyoruz? (PMMA Destekli Vida Teknolojisi)
Bu özellikli vakalarda standart vida sistemleri yetersiz kalır. Bu noktada mühendisliğin ve tıp teknolojisinin en uç noktalarını kullanırız.
Çimentolu (PMMA Destekli) Fenestre Vidalar: Çürük kemiği olan (osteoporotik) hastalarda, vida yivlerinden kemiği sıyırmasın diye özel delikli (fenestre) titanyum vidalar kullanırız. Vidayı kemiğe yerleştirdikten sonra, vidanın tam ortasındaki delikten içeriye “PMMA kemik çimentosu” basarız. Bu çimento vidanın ucundaki küçük deliklerden dışarı fışkırarak çürük kemiğin içine bir ahtapot gibi yayılır. Çimento donduğunda, vida o çürük kemiğe betonla dökülmüş gibi inanılmaz bir güçle sabitlenmiş olur. Bu sayede en zayıf kemikli hastalarımızı bile, vidaların yerinden çıkması korkusu olmadan ertesi gün rahatlıkla yürütebiliyoruz.
Ayrıca omurganın ön kolonu tamamen parçalanmışsa (tümör veya ağır travma), sadece arkadan vida takmak yetmez. Göğüs cerrahisi veya genel cerrahi ekiplerimizle birlikte karnı veya göğüs kafesini açarak önden ulaşır, parçalanmış o kemiği tamamen çıkarır (korpektomi) ve yerine “krikolu kafes” dediğimiz uzayabilen özel titanyum silindirler yerleştirerek (anterior rekonstrüksiyon) omurganın ön direğini sıfırdan inşa ederiz. Bu, farklı branşların bir arada uyumla çalıştığı tam bir multidisipliner merkez yaklaşımıdır.
Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci: Sizi Neler Bekliyor?
Omurga kırığı cerrahisi sonrasında hastalarımız o keskin, batan ve nefes kesen ağrıdan hızla kurtulurlar.
- Çimentolama (Kifoplasti) Sonrası: İşlemden 3-4 saat sonra yürütülürsünüz. Genellikle aynı gün veya 1 gece yatış sonrası taburcu edilirsiniz. Korse kullanımına genellikle gerek kalmaz, çünkü kemik içeriden donmuştur.
- Kapalı Vidalama Sonrası: Ameliyattan 6-8 saat sonra fizyoterapistler eşliğinde kaldırılırsınız. Kırığın tipine göre size özel tasarlanmış bir çelik balenli korse takmanız istenir. Ortalama 2-3 günlük hastane yatışı sonrası eve taburcu edilirsiniz.
- Evdeki Süreç: Evde sürekli yatak istirahati istemeyiz. Aksine, omurga kaslarının erimemesi için evin içinde bol bol yürümeniz, oturduğunuz yerden kalkmanız istenir. Eğilerek yerden ağır bir şey almak veya omurgayı kendi etrafında burmak (torsiyon) ilk 2 ay kesinlikle yasaktır.
- Osteoporoz Tedavisi: Kemik erimesine bağlı kırık geçirdiyseniz, cerrahi işlem sadece kırılan o kemiği tedavi eder. Diğer omurlarınız hala risk altındadır. Bu nedenle mutlaka endokrinoloji veya fizik tedavi uzmanlarıyla işbirliği yaparak, kemik yoğunluğunuzu artıracak (Kalsiyum, D Vitamini ve denosumab / bisfosfonat grubu ilaçlar) güçlü bir medikal tedaviye hemen başlanmalıdır. Aksi takdirde, aylar sonra bir üstteki omur da kırılabilir.
Neden Omurga Merkezimiz?
Omurga kırıkları hata affetmez. Kırık parçanın milimetrik bir yanlış müdahale ile omuriliğe zarar vermesi kalıcı sakatlıklara yol açabilir.
Bir omurga cerrahı ve eğitmen akademisyen olarak, Ankara’da;
- Dünya literatüründeki en son minimal invaziv (kapalı) ve çimentolama (kifoplasti) tekniklerini hastalarıma rutinde sunuyorum.
- Uluslararası Omurga Derneği (International Spine Society) yöneticiliğim sayesinde, bu alandaki küresel standartları kendi ameliyathanemde birebir uyguluyorum.
- Özellikle riskli yaş grubundaki osteoporoz hastalarımızı uzun saatler süren ve kanamalı açık ameliyatların riskinden koruyor; sadece lokal anesteziyle bile uygulanabilen 20 dakikalık kapalı işlemlerle ağrıdan kurtarıyoruz.
- Sizi bir ‘hasta dosyası’ olarak değil, güvenli ellere emanet edilmiş bir hayat olarak görüyor, “Multidisipliner Omurga Konseyi” gücüyle her vakaya en ince detayına kadar hazırlanarak giriyoruz.
Hastaların En Çok Sorduğu Sorular (S.S.S.)
Omurga Kırığı Ameliyatında Felç Olma Riski Var mıdır? Masada Kalır mıyım?
Modern kapalı ameliyat teknikleri, yüksek çözünürlüklü floroskopi (canlı röntgen) cihazları ve “Nöromonitörizasyon” (sinirlerin elektriksel takibi) sistemleri sayesinde ameliyat esnasında felç olma riski oldukça düşüktür. Asıl felç riski; kırık parçaları omuriliğe tehlikeli şekilde yaklaşmış olan instabil (dengesiz) bir kırığı ameliyat ettirmeyip, hastayı o haliyle yatağa mahkûm etmek ve kaderine terk etmektir. Kontrolsüz tek bir ani hareket, o kırık kemiğin omuriliği kesmesine neden olabilir.
Kemik Çimentosu (Kifoplasti) Ameliyatı Ne Kadar Sürer? Riskli midir?
Kifoplasti veya vertebroplasti işlemi genellikle kırık kemik başına ortalama 20-30 dakika sürer. Genel anestezi alamayacak kadar kalp/akciğer riski olan yaşlı hastalarda sadece sedasyon (hafif uyku) ve lokal anestezi ile güvenle yapılabilir. En çok korkulan risk, sıvı haldeki çimentonun donmadan önce omurilik kanalına veya damarlara kaçmasıdır (çimento kaçağı). Ancak yüksek çözünürlüklü skopi altında, çimentonun kıvamı anlık olarak takip edilerek milimetrik olarak enjekte edildiği için deneyimli ellerde bu risk %1’lerin bile altındadır.
Omurgaya Sıkılan Kemik Çimentosu Zamanla Erir mi veya Bozulur mu?
Kullanılan PMMA (Polimetilmetakrilat) çimentosu bir kez kemik içinde donduğunda mekanik olarak taş gibi sertleşir. Vücut içinde zamanla erimez, parçalanmaz, şekil değiştirmez ve ömrü boyunca hastayla birlikte sağlam bir şekilde kalır. MR çekimlerinde herhangi bir tehlike yaratmaz, havaalanı güvenlik kapılarında ötmez.
Bel veya Sırt Kırığı Sonrası Korseyi Ne Kadar Süre Takmalıyım?
Eğer ameliyatsız tedavi seçildiyse, korse kemik kaynayana kadar ortalama 1.5 – 3 ay boyunca yataktan veya koltuktan kalkıldığı anlarda (yer çekimi vücuda etki ettiğinde) mutlaka takılmalıdır. Eğer kapalı vidalama veya çimentolama (kifoplasti) yapıldıysa korse süresi çok daha kısadır. Kifoplasti sonrası çimento anında donduğu için genellikle korse verilmez. Vidalama sonrası ise destek amaçlı 3 ila 4 hafta korse kullanımı genellikle yeterlidir. Ancak gece uyurken veya sırtüstü yatarken korse takılmaz.
Kemik Erimesi (Osteoporoz) Kırığı Tekrarlar mı?
İçine çimento sıktığımız kemik bir daha kolay kolay kırılmaz; normalden bile daha sağlam hale gelir. Ancak sorun çimentolu kemikte değil, onun bir üstündeki veya bir altındaki kemiklerdedir. Hastanın sistemik kemik erimesi devam ettiği için, önlem alınmazsa birkaç ay sonra komşu omurlarda yeni çökme kırıkları ortaya çıkabilir. Bu yüzden ameliyat sonrası osteoporoz tedavisi aksatılmadan, çok agresif ve dikkatli bir şekilde bir endokrinoloji veya fizik tedavi uzmanı eşliğinde ömür boyu sürdürülmelidir.
Açık Vidalama ile Kapalı (Perkütan) Vidalama Arasındaki Fark Nedir? Hangisi Daha İyi?
Açık cerrahide tüm sırt kasları boydan boya kesilir ve kemikten uzaklaştırılır. Bu çok kanamalıdır ve kasın yapısını bozduğu için ameliyat sonrası aylarca süren inatçı sırt ağrılarına (failed back) yol açabilir. Kapalı (perkütan) cerrahide ise kaslar kesilmez; iğne deliklerinden teller yardımıyla girilip vidalar gönderilir. Kapalı cerrahi; daha az ağrı, daha az kanama, daha az enfeksiyon ve çok hızlı iyileşme sunduğu için günümüzde altın standarttır. Kliniğimizde uygun olan tüm travma vakalarında kapalı perkütan yöntemi tercih ediyoruz.
Ayağa Kalkmak İçin Geç Kalmayın: Hayatı Ertelemeyin
Bir anlık talihsiz bir düşme veya yılların sessizce kemiklerinizi zayıflatması… Omurga kırığı sizi ve sevdiklerinizi korkutmuş, hayatınızı bir anda yatağa hapsetmiş olabilir. Ancak o dayanılmaz ağrılarla günlerce sırtüstü yatmaya çalışmak, nefes almaya bile korkmak zorunda değilsiniz.
Tıbbın geldiği bu ileri teknolojik noktada; kesmeden, kanatmadan, sadece bir iğne deliğinden girerek omurganızı yeniden ayağa kaldıran mucizevi mikrocerrahi ve kifoplasti (çimentolama) yöntemleriyle sizi yeniden ağrısız ve bağımsız hayatınıza kavuşturuyoruz. Her bir omurganız, her bir sinir hücresi bizim için eşsiz bir değer taşıyor ve tedavi stratejimizi bu hassasiyetle, sizin bedeninizin özelliklerine göre özel olarak planlıyoruz.
