- Doç. Dr. İsmail Bozkurt
- 0 Comments
Kifoplasti ve Vertebroplasti: Kapalı Omurga Kırığı Ameliyatı (Çimento Tedavisi)
İleri yaşa bağlı kemik erimesi (osteoporoz), düşmeler, trafik kazaları veya omurgaya sıçrayan tümörler (metastaz), omurga kemiklerinde (vertebra) çökme kırıklarına neden olabilir. Bu kırıklar, hastanın hareket etmesini imkansız hale getiren şiddetli sırt ve bel ağrılarına, ilerleyen durumlarda ise omurgada kamburluğa (kifoz) yol açar.
Geçmişte aylarca süren yatak istirahatleri veya ağır açık ameliyatlarla tedavi edilmeye çalışılan bu durum, günümüzde modern nöroşirürji (sinir cerrahisi) pratiğinde Kifoplasti ve Vertebroplasti adı verilen kapalı (perkütan) yöntemlerle güvenle ve hızla tedavi edilmektedir.
Kifoplasti ve Vertebroplasti Nedir? Aralarındaki Farklar Nelerdir?
Her iki yöntem de temelde kırık olan omur kemiğinin içine özel bir tıbbi kemik çimentosu (Polimetilmetakrilat – PMMA) doldurulması esasına dayanır. Kesi yapılmaz, işlem cilt üzerinden gönderilen özel kalın iğnelerle (trokar) floroskopi (anlık röntgen cihazı) rehberliğinde gerçekleştirilir.


Vertebroplasti: Çöken omurga kemiğinin içine iğne ile girilir ve sıvı haldeki kemik çimentosu doğrudan enjekte edilir. Çimento yaklaşık 15-20 dakika içinde donarak kemik sertliğine ulaşır. Kırık sabitlenir ve ağrı hızla kesilir.
Kifoplasti (Balonlu Vertebroplasti): Kemiğin içine çimento verilmeden önce, iğnenin ucundaki özel bir tıbbi balon kemik içinde şişirilir. Bu sayede çöken omur kemiği eski yüksekliğine (anatomik yapısına) kavuşturulur. Balon söndürülüp çıkarıldıktan sonra, içeride açılan boşluğa kemik çimentosu enjekte edilir. Özellikle kamburluğu (kifoz) önlemek için daha gelişmiş bir yöntemdir.
Bu İşlemler Hangi Durumlarda (Kimlere) Uygulanır?
Kifoplasti ve vertebroplasti işlemleri genellikle şu durumlarda tercih edilen altın standart tedavi yöntemleridir:
- Osteoporoz (Kemik Erimesi) Kırıkları: Özellikle menopoz sonrası kadınlarda ve ileri yaştaki bireylerde basit bir ters hareketle veya öksürmeyle bile oluşabilen çökme kırıkları.
- Omurga Tümörleri ve Metastazlar: Multiple Miyelom, hemanjiyom veya farklı organ kanserlerinin omurgaya sıçraması sonucu kemik yapısının zayıfladığı durumlar.
- Travmatik Kırıklar: Trafik kazası, yüksekten düşme gibi nedenlerle oluşan, ancak omurilik zedelenmesine yol açmamış spesifik çökme kırıkları.

Kifoplasti işlem sıralaması. Öncelikle rehber iğne ile omurga kırığına giriş yapılır, kifoplasti balonu şişirilerek kırık kemik içerisinde yer açılır ve takibinde kemik çimentosu (PMMA) ile doldurulur.
Omurga kırıklarında tedavi yöntemleri nelerdir?
Omurga kırıklarında tedavi yöntemleri kırığın durumu, kişinin genel sağlığı ve kırığın bulunduğu bölgeye göre farklılık gösterebilmektedir. Herhangi bir cerrahi ya da Kifoplasti / Vertebroplasti tedavi yöntemlerinden önce korse ya da ilaç tedavileri uygulanabilir. Dışarıdan uygulanabilecek en etkili yöntem korse tedavisidir. Kırık sonrası korse tedavisi ile omurganın hareket kısıtlığı sağlanarak kırığın çabuk iyileşmesi hedeflenir.
Ancak tedavilerde kemik kalitesi önemlidir. Kemiğin; mineral, kalsiyum ve matriks yapısı iyileşme bakımından önceliklidir. Ancak cerrahi dışı yöntemlerle kemik kaynadığı zaman ağrı devam edebilmektedir. Bu gibi durumlarda da kemik çimentosu ya da dolgusu olarak bilinen Kifoplasti ve Vertebroplasti ameliyatları uygulanabilir.
Korse tedavisi ile birlikte kemik yapısını güçlendirmek için hastaya ağız yoluyla bir takım ilaçlar verilebilmektedir. Ameliyatsız tedavi yöntemleriyle omurga kırıklarında başarı elde edilemediği durumlarda hastalarda kamburlaşma görülebilmektedir. Bu nedenle hastaların bu tedavi yöntemleri sırasında yakından takip edilmesi önemlidir.
Omurga kırıklarında kimler riskli gruptadır?
- Omurga kırıkları her yaşta görülebilmekle birlikte daha çok osteoporoz yani kemik erimesi olan hastalarda görülmektedir. Bu nedene bağlı olarak omurga çökme kırıkları menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda daha sık yaşanabilmektedir
- Genç hastalarda genellikle şiddetli travmalar sonrasında omurga kırıkları oluşabilmektedir. Uzun süre kortizon ya da hormon tedavisi almış kişiler, kronik karaciğer ya da böbrek yetmezliği olan hastalar osteoporoz bakımından riskli gruptadır. Bu nedende bu hastalarda da omurga kırıkları yaşanabilmektedir.
- Aşırı kilolu, obez kişiler de omurga kırıkları bakımından riskli grupta bulunmaktadır.
Kifoplasti ve Vertebroplasti tedavi yöntemlerinde tek seansta kaç kırığa müdahale edilir?
Kifoplasti ve Vertebroplasti ameliyatlarında tek seansta 3 seviyeye kadar yani 3 omur kırığına müdahale edilmesi tavsiye edilmektedir. Her iki işlemde de kullanılan dolgu maddesi hastalarda nadir de olsa kimyasal reaksiyonlara neden olabilmektedir. Müdahale edilecek kırık kemik sayısı artıkça kullanılan dolgu maddesinin miktarı da artacağı için alerjik reaksiyon riski artabilmektedir. Bu nedende tek seansta çok fazla kemik kırığına uygulamanın yapılması önerilmemektedir. Aynı zamanda uygulamanın yapılacağı kırık kemik sayısının artması işlem süresini de uzatabilmektedir.

L1 seviyesinde kompresyon (çökme) kırığı, kifoplasti ile tamamen doldurulmuştur. Kaçak gözlenmemiştir. Hastamız aynı gün taburcu olmuştur.
Kifoplasti ve Vertebroplasti riskleri nelerdir?
Kifoplasti ve Vertebroplasti ameliyatlarının riskleri ortaktır. Genel olarak Kifoplasti ve Vertebroplasti tedavilerinin riskleri şu şekilde sıralanabilir;
- Kifoplasti ve Vertebroplasti ameliyatlarında en sık rastlanan risk işlem sırasında kullanılan dolgu maddesinin kemikten sızıntı yapmasıdır. Kırık kemikler deforme olduğu için enjekte edilen dolgu maddesi var olan çatlaklardan dışarı çıkabilmektedir. Ancak bu sızıntıların büyük bir çoğunluğu mikroskobiktir, görüntüleme işlemleriyle ancak belirlenebilir. Kifoplasti ve Vertebroplasti ameliyatı sırasında yaşanan sızıntının iç organları etkileme ihtimali çok düşük bir ihtimaldir.
- İşlem sırasında sızıntı yaşanması görülebilir ancak bu sızıntıların problem oluşturma ihtimali çok azdır. Yine de nadir de olsa omurilik kanalına sızıntı olduğu durumlarda işlem hemen sonlandırılmalı ve omurilik kanalındaki sızıntı giderilmelidir. İşlem röntgen cihazıyla başından sonuna kadar izlendiği için sızıntı olup olmadığı anında belirlenebilmektedir. Omurilik kanalına sızıntı olduğu durumlarda açık cerrahi gerekebilmektedir.
- Çok ender vakalarda, enjekte edilen çimentonun damar dolaşımına ve takibinde damar tıkanıklığı ve akciğer embolisi bildirilmiştir.
- Kifoplasti ve Vertebroplasti işlemlerinde kullanılan dolgu maddesi nadir de olsa hastalarda alerjik etkilere yol açabilir. Çarpıntı ve ateş en sık görülen yan etkiler arasındadır. Ancak işlem ameliyathane ortamında gerçekleştirildiği için bu yan etkilere hemen müdahale edilebilmektedir.
- Enfeksiyon bu işlemlerde nadir de olsa görülebilecek riskler arasındadır.
Kifoplasti ve Vertebroplasti ameliyatlarında komplikasyon oranlarının minimuma indirilmesi ve işlemin başarısı açısından bu konuda deneyimli ekiplerin ve tam donanımlı hastanelerin tercih edilmesi çok önemlidir.
Kifoplasti ve Vertebroplasti İşleminde kaçaklar nasıl önlenebilir?
Kifoplasti ve Vertebroplasti ameliyatlarında kırık kemiklerin içine polimetilmetakrilat (PMMA) denilen dolgu maddesi enjekte edilmektedir. Dolgu sırasında bu madde yoğun ve elastik bir hale getirilerek enjekte edilmektedir. Bu şekilde kullanılan dolgu maddesinin kaçak yapma riski azaltılmaktadır. Cerrahın deneyimi ve skopi (röntgen) görüntüsünün anlık, sürekli ve doğru biçimde alınmış olması da azami değer taşır.
Kemik çimentosu nedir?
PMMA (Polimetil metakrilat) aslında sentetik bir plastiktir. Fakat yüksek direnç ve en yüksek yüzey sertliğine sahip olması, vücutla uyum göstererek çok düşük alerji etkisine sahip olması avantaj sağlar. Sertleştiğinde bakır ile eşdeğer sertliğe sahip olan PMMA, ameliyathane koşullarında toz ve sıvı bileşenleri karıştırılarak hazırlanır. Donma aşamasında ürettiği ısı ile, kırık omurgada ve çevresindeki kılcal sinirleri yakarak, ağrı hissinin azalttığı düşünülmektedir.
Kifoplasti ve Vertebroplasti ameliyatı sonrası ağrı geçer mi?
Kifoplasti ve Vertebroplasti uygulamalarının birincil hedefi yaşanabilecek kamburluğun ve ağrının önüne geçmektedir. Yapılan çalışmalarda hastaların büyük bir çoğunluğunda yaşanan ağrıların tamamen geçtiği belirlenmiştir. Bununla birlikte Kifoplasti ve Vertebroplasti işleminden sonra nadir vakalarda ağrının geçmediği görülebilmektedir. Ayrıca Kifoplasti ve Vertebroplasti işlemlerine rağmen yaşanan kamburluk düzelmediği durumlarda kamburluğu düzeltecek cerrahi yöntemler uygulanmalıdır.
Kifoplasti ve Vertebroplasti ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
Kifoplasti ve Vertebroplasti ameliyatlarından sonra hastaların kemik kalitesinin geliştirilmesi önemlidir. Bitkisel tedaviler, belli masajlar ya da fizyoterapilerle kemik kalitesini güçlendirmek kolay değildir. Bunun yerine hastaların doğru beslenmesi, egzersizi hayatlarına dâhil etmesi ve kilo kontrolü önemlidir. Özellikle kemik kalitesini artırmak için osteoporoz konusunda uzman doktorlarla kemik kalitesini artırmak gerekmektedir.
Kifoplasti ve Vertebroplasti ameliyatı sonrası ağrı yaşanır mı?
Kifoplasti ve Vertebroplasti ameliyatından hastalarda ameliyata bağlı belirgin ağrı yaşanmamaktadır. İğne giriş yerindeki ufak kesiye bağlı, basit ağrı kesiciler ile idare edilebilecek 2 gün süren acı olabilir.
Ameliyat Süreci ve Sağladığı Avantajlar
Bu işlemler, hastanın genel sağlık durumuna ve kırığın şiddetine göre lokal anestezi (sadece bel/sırt bölgesi uyuşturularak) ve sedasyon (uyku) altında yapılabilir.
- İz Bırakmaz: Neşter kullanılmaz, dikiş atılmaz. Sadece iğne deliğinden işlem yapılır.
- Hızlı Sonuç: Donan çimento, kırık kemiği anında sabitlediği için (içeriden alçıya almak gibi düşünülebilir) haftalardır süren şiddetli ağrı işlemden uyanır uyanmaz %90 oranında geçer.
- Erken Hareket: Hasta işlemden 3-4 saat sonra yürütülür ve genellikle 24 saatten kısa sürede taburcu edilerek normal yaşamına döner.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
İşlemde kullanılan kemik çimentosu (PMMA) vücuda zararlı mıdır?
Hayır, zararlı değildir. Polimetilmetakrilat (PMMA) adı verilen bu tıbbi malzeme, on yıllardır ortopedi ve beyin cerrahisinde eklem protezlerinde ve kemik dolgularında kullanılan, insan vücudu (biyouyumlu) ile tamamen barışık ve reddedilme riski olmayan güvenilir bir maddedir.
Kifoplasti/Vertebroplasti ameliyatı ortalama ne kadar sürer?
İşlem süresi müdahale edilecek kırık omur kemiği sayısına göre değişir. Genellikle tek seviye (tek bir kemik) için uygulanan işlem 30 ila 45 dakika arasında tamamlanmaktadır.
Kemik erimesine (osteoporoz) bağlı her bel/sırt ağrısında veya her kırıkta çimento yapılır mı?
Hayır. Çimento enjeksiyonu işlemleri sadece radyolojik görüntülemelerde (özellikle MR ve tomografide) “taze/akut” olduğu saptanan ve hastanın şiddetli ağrısına neden olan çökme kırıklarında uygulanır. Üzerinden aylar geçmiş, kendiliğinden kaynamış eski kırıklara uygulanmaz.
İşlem sonrası korse takmam gerekir mi?
Genellikle kapalı çimento işlemlerinden sonra uzun süreli ve ağır çelik balenli korseler kullanmaya gerek kalmaz. Çünkü çimento, kemiği içeriden tamamen sabitlemiştir. Ancak doktorunuz destekleyici olması amacıyla ilk birkaç hafta için hafif, esnek bir bel/sırt korsesi önerebilir.
Ameliyattan ne kadar süre sonra günlük işlerimi yapabilirim?
Hastalarımız genellikle aynı gün veya ertesi sabah hastaneden yürüyerek taburcu olurlar. Kırık kaynaklı şiddetli ağrı hemen kesildiği için, hastalar ilk 2-3 günlük ev içi dinlenmenin ardından kendi öz bakımlarını yapabilir ve hafif günlük aktivitelerine rahatlıkla dönebilirler.
İleri yaşta veya kalp/tansiyon hastası olan kişilere bu işlem yapılabilir mi?
Kifoplasti ve vertebroplasti işlemlerinin en büyük avantajı kapalı (minimal invaziv) olmalarıdır. Kanama riski çok düşüktür. Gerekli durumlarda genel anestezi verilmeden, sadece lokal anestezi (bölgesel uyuşturma) ile yapılabildiği için, ileri yaştaki, ek hastalıkları (kalp, tansiyon, KOAH) olan ve açık ameliyatı kaldıramayacak yüksek riskli hastalarda son derece güvenli bir seçenektir.
Önemli Bilgilendirme: Bu içerik, omurga çökme kırıklarının güncel kapalı cerrahi tedavileri hakkında bilgilendirme amacı taşımaktadır. Hastanın yaşına, kırığın tipine ve genel sağlık durumuna en uygun tedavi planı için mutlaka bir beyin, omurilik ve sinir cerrahisi uzmanına muayene olmanız gerekmektedir.
Tıbbi İçerik / Sorumlu Yazar: Doç. Dr. İsmail Bozkurt (Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı)

